THK Paraşüt Başlangıç Kursu – Akrofobi de neymiş ki???

Bu yazımı fazla geciktirmeden yazmak istiyorum çünkü şu an yaşadığım heyecanı dinmeye başlamadan bu yazıya aktarmalıyım. Okulu uzattığımı öğrendiğim aynı gün hatta aynı dakikalarda mail kutumda birde THK’dan gelen bir mail vardı bakıp kabul yazısını gördüğümde ilk sevinememiştim bile zaten neden sevinecekmişim? sevinmek akrofobisi olan biri için saçmaydı da ama onu yenebilmek için elime bir fırsat geçti diye sevinebilirdim 😀 neyse…

19 Eylül’de THK İnönü Eğitim Başkanlığı’na evraklarımızla birlikte teslim olmalıydık ben ne yaptım her zamanki gibi yine son gün çözdüm evrak işlerini o sağlık raporu yok mu? nalet iş beni öldürdü o gün araştırdım internetten ucuz ve hızlı sağlık raporu diye fakat fazla bi bilgi bulamadım neyse bulduklarımı değerlendireyim diye çıktım sabah 8 de evden hastanenenin adresini buldum ama hastane yerinde yoktu sendika binası gibi bişey olmuş 🙂 taksicilere sordum hastanenin kapandığını söylediler sonra benim için bu hiçde şaşılacak derecede bi şansızlık olmadığından hemen başka yer aramaya başladım 150 TL 200 TL fiyatlar insanlar uçmuş…. neyse devlet hastanesinde de kurul bir sonraki gün toplandığından benim iş yattı… bu kadar acelenin içinde Ankara Onkolojinin oradaki tepeye bi kamyonetide bi çocukları bakkalda olan yaşlı amcayla birlikte ittiğim olayına hiç girmeyeceğim ama olanlara rağmen içimde hala bi ümit olduğundan ben yinede sicil raporumu alayım diye gittim dilekçe yazdığım masaya adamlar reklam koymuş sağlık raporu için neyse koşarak gittim 50 TL gibi çok ucuz bi fiyata hallettim işi sonra koşarak tren garına…

Eskişehire 16.30 gibi vardım hemen bi vakıfbank buldum ki sigorta bedelimi yatıracam yani ölürsek arkada kalanlara az da olsa helva yaptıracak bir para kalsın 🙂 orda güzel bir o kadar da geri zekalı bir kıza denk geldik çıkarmadığı zorluk kalmadı ama insan kafası böyle zamanlarda iyi çalışıyor hallettim bi şekilde 🙂

Sıra İnönüye gitmeye geldi neyse geldim inönüyede eşyalar vs derken akşam yattım yattım ama uyuyabilmek imkansız tek düşünce var ben ne yapıyorum ulan burda! yani git gez başka bişey yap ne işin varda uçaktan atıyorsun kendini walla hala düşündükçe bi değişik ve saçma geliyor ama o duyguyu herkes yaşamalı! müthiş…

Ertesi gün dersler başladı hocalar gerçekten süper zaten hayati bir mevzu olduğundan ilgili yaklaşıyorsunuz ve ders sonunda herşey aklınızda yer etmiş oluyor zaten bu derslerin tekrarlarıda oluyor 5 gün içerisinde. İlk başlarda 5 nokta taklası canınızı sıkıyor ama hayati önemini düşündükçe dahada hırsla atıyorsunuz taklaları sonra birde kapı çıkışları var insanın beyninde öyle yer ediyorki bir süre sonra artık düşünmüyor su damlası oluveriyorsunuz. Heryerlerimiz morardı ağrıdı ben merdiven inip çıkamıyordum artık ama o sonundaki heyecan herşeyi silip atıyor gerçekten

Kursa gitmeden önce bloglardan felan okudum işte askeri düzen çok sert vs diye doğru fakat aramızda asker olanlarda vardı onlara göre orası tatilmiş yani abartmayın yemekleri güzel insanlar güzel ordaki muhabbetler paha biçilemez halen hangi cemaatteniz yada çin seddini yapanlar salak mı çözebilmiş olamasakta ordaki muhabbetleri özleyeceğim… birde bir oturuşta en az  10 paket çekirdek çıtlayışlarımızı… haa bak unutuyordum birde vampir köylü (gundi) oyunları var….

Artık son geceden de bahsetmek istiyorum ve benim bir çok kez vaz geçişlerimden…. son gece oldu içimde inanılmaz bir heyecan korku yaptığım mantıklımı sorgulamaları….yaa artık diyorum istemiyorum, attığım taklalarda kalsın umurumda değil yusufla hiç bu kadar içli dışlı olmamıştım. Gece uyuyabilmek imkansızdı kalktım gittim tuvalete birde baktım ki herkes orda kimse uyuyamıyor 🙂 neyse sonra ben yarın atlamayacam anasını satarım dedim gittim yattım uyudum rahatca sabah kalkınca birden yine gaza geldim böyle giyinmekle giyinmemek arasında gittim geldim sonra dedim bineyim atlayamazsam kolumdan bacağımdan tutup atmazlar ya beni 🙂 sonra uçağa binince bana bir gariplik geldi kurbanlık koyun gibi bakıyorum sanki ölüme gidiyorum öyle bir dinginlik vardı ki 🙂 neyse havalandı uçak ben hala boş boş bakıyorum 🙂 neyse passage’a geldik benim stickdeki diğer arkadaşım atamadı bi an kendini sonra attı sıra bana gelince passage geçti bir tur daha bekledim ben ama o sırada uçak dönerken o kayaların dibini gördüm yaa işte o arada bacaklarımda artık derman kalmamıştı 🙂 atla komutu gelince ben atladım mı düştüm mü ne oldu bi fikrim yok sadece birbiiiiiiin dedim paraşütüm açıldı yani aradaki 3 saniye kayıp bende uçağın pervanesinin rüzgarı gelince tepentaklak oldum zaten soku atlattıktan sonra etrafıma bakındım kontrollerimi yaptım yerde dikenli tellere iniyordum onun paniğini felan yaşadım sonra o kadar eğitim aldık uygulama vakti gelmişti kurtardım kendimi düzgüncede indim taklamıda güzelce attım diye hatırlıyorum yada bana öyle geldi işte o anki mutluluk burda kelimelerle anlatılabilcek bişey değilmiş yazının sonunda anladım ama gidip görmeli bu zevki tatmalısınız. Yaklaşık 2 dk havada kaldım hafif olduğum için ama şuan bana 10 saniyeymiş gibi geliyor adrenalin çok fena bişey 🙂